Türkiye: Büyükada davasında dört hak savunucusu terör suçlamları ile hapis cezasına mahkum edildi

16/07/2020
Urgent Appeal
en tr

Yeni Bilgi
TUR 005 / 0717 / OBS 078.8
Hapis cezası/ Beraat Türkiye
6 Temmuz 2020

Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) ve Dünya İşkenceyle Mücadele Örgütü (OMCT) ortaklığıyla oluşturulan İnsan Hakları Savunucularının Korunması için Gözlemevi Türkiye’deki aşağıda belirtilen durum konusunda müdahalenizi talep etmektedir.

Yeni bilgi:

Gözlemevi, güvenilir kaynaklar tarafından Uluslararası Af Örgütü Türkiye kurucu üyesi ve Onursal Başkanı Taner Kılıç, İnsan Hakları Gündemi Derneği eski başkanı ve avukat Günal Kurşun, Yurttaşlık Derneği üyesi Özlem Dalkıran, Uluslararası Af Örgütü Türkiye eski yöneticisi İdil Eser’e hapis cezası verilmesi ve İnsan Hakları Gündemi Derneği üyesi Veli Acu, güvenlik danışmanları Ali Gharawi ve Peter Steudtner, Eşit Haklar için İzleme Derneği üyesi Nejat Taştan, Hak İnisiyatifi üyesi ve stajyer avukat Şeyhmus Özbekli, Yurttaşlık Derneği üyesi ve avukat Nalan Erkem ve Kadın Koalisyonu üyesi İlknur Üstün’ün beraati hakkında bilgilendirilmiştir.

Elde edilen bilgilere göre, on bir insan hakları savunucusu aleyhinde acılan davanın 3 Temmuz 2020 tarihindeki son duruşmasında, İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi, Taner Kılıç’a “terör örgütü üyeliği” suçundan altı yıl ve üç ay hapis cezası ve Özlem Dalkıran, İdil Eser ile Günal Kurşun’a “terör örgütüne yardım” suçundan bir yıl on üç ay hapis cezası verilmesine karar vermiştir. Aynı dosyada kovuşturulan diğer yedi insan hakları savunucusunun tamamı, yani Veli Acu, Ali Gharawi, Peter Steudtner, Nejat Taştan, Şeyhmus Özbekli, Nalan Erkem ve İlknur Üstün, beraat etmiştir. Ceza verilen insan hakları savunucuları karara itiraz edeceklerini beyan etmiştir. Cezalarının istinaf mahkemesi tarafından onaylanması halinde, hapis cezası riski ile karşı karşıya geleceklerdir.

Gözlemevi, meşru insan hakları faaliyetleri nedeniyle cezalandırıldığı düşünüldüğünden, Taner Kılıç, Günal Kurşun, Özlem Dalkıran ve İdil Eser’e verilen cezaları şiddetle kınamaktadır.

Gözlemevi, Veli Acu, Ali Gharawi, Peter Steudtner, Nejat Taştan, Şeyhmus Özbekli, Nalan Erkem ve İlknur Üstün’ün beraatlerini memnuniyetle karşılamakta, ancak kendilerine uygulanan adli tacizin ve keyfi olarak tutuklanmalarının sadece meşru insan hakları faaliyetlerini cezalandırmayı amaçlaması, aslında hiç alıkonulmamış ve kovuşturulmamış olmaları gerektiğini hatırlatmaktadır.

Arka plan bilgisi:

5 Temmuz 2017 tarihinde Büyükada’da İnsan Hakları Ortak Platformu tarafından düzenlenen bir dijital güvenlik ve bilgi yönetimi çalıştayı sırasında yapılan bir polis baskının ardından Nalan Erkem, Özlem Dalkıran, İlknur Üstün, İdil Eser, Günal Kurşun, Veli Acu, Nejat Taştan, Şeyhmus Özbekli, Ali Gharawi ve Peter Steudtner yakalanarak İstanbul Büyükada’da bulunan farklı polis karakollarında gözaltına alınmıştır. Çalıştayın düzenlendiği otelin sahibi de gözaltına alınmış ve daha sonra 6 Temmuz 2017’de serbest bırakılmıştır. Türkiye’de ilan edilmiş olan olağanüstü hal kapsamında en az 24 saat boyunca avukatlarına ve ailelerine erişimlerine izin verilmemiştir. 6 Temmuz 2017’de, 24 saat sonra, gözaltı süreleri yedi gün uzatılmıştır.

10 ve 11 Temmuz 2017 tarihlerinde, Nalan Erkem, Özlem Dalkıran, İlknur Üstün, İdil Eser, Günal Kurşun, Veli Acu, Nejat Taştan ve Şeyhmus Özbekli’nin evlerine polis tarafından baskın yapılmış ve arama sonucunda flaş diskler, harici diskler, CD’ler ve sim kartları dahil elektronik ekipmanlara el konulmuştur. Arama emirlerine göre polis, savcının terör faaliyeti şüphesi ile toplantı yaptıkları iddiasını temellendirecek deliller arıyordu. Soruşturmanın gizliliği nedeniyle arama emirlerinin veya el konulan materyallerin listesinin kopyaları avukatlarına verilmemiştir. Nalan Erkem’in dairesinin aranması ertesi sabah İstanbul Barosu’ndan bir temsilcinin hazır olması sağlanana kadar ertelenmiştir. Benzer şekilde, Nejat Taştan, polis araması için evinin kapısını açmak üzere kısa süreliğine gözaltına alındığı yerden çıkarılmıştır. Arama, Taştan’ın itirazlarına rağmen avukatı olmaksızın yapılmıştır.

11 Temmuz 2017 tarihinde, Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu soruşturmasını tamamlamak üzere on insan hakları savunucusunun gözaltı süresini yedi gün daha uzatmıştır. Savcı aynı zamanda soruşturmanın gizli olduğunu ilan ederek avukatların dosyalara erişimini engellemiştir.

18 Temmuz 2017 tarihinde, Çağlayan Adliyesi’ndeki Cumhuriyet Savcısı on insan hakları savunucusunu “üye olmamakla beraber terör örgütü adına suç işlemekle” suçlamıştır. Ne var ki, ne savcı ne de hakim belirli bir örgüt ya da belirli bir suçla ilgili hükme işaret etmiştir. Ayrıca soruşturma bir süre daha gizli tutulduğundan, bu süre boyunca avukatlar müvekkillerinin dosyalarına erişememiştir.

Savcının on insan hakları savunucusunun tamamı hakkında suçlamada bulunmasına ve tutuklanmalarını talep etmesine rağmen, Mahkeme, 17 Temmuz 2017 tarihinde Nalan Erkem, İlknur Üstün, Nejat Taştan ve Şeyhmus Özbekli’nin adli kontrol ile serbest bırakılmalarına karar vermiştir. Ancak 21 Temmuz 2017 tarihinde, Çağlayan Adliyesi’nde bulunan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine mahkeme yeniden yakalanmalarına karar vermiştir. Nalan Erkem ve İlknur Üstün, 22 Temmuz 2017 tarihinde gece yarısı tekrar tutuklanmıştır.

24 Temmuz 2017 tarihinde, Nejat Taştan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gitmiş ve 25 Temmuz 2017 günü saat 03.00’e kadar İstanbul Adliyesi’nde beklemek zorunda kalmış ve ardından mahkeme adli kontrol talebi ile serbest bırakılmasına karar vermiştir.

25 Temmuz 2017 tarihinde, Şeyhmus Özbekli Diyarbakır Adliyesi’ne gitmiştir ve hakim onun için de adli kontrol şartı ile serbest bırakılmasına karar vermiştir. İki insan hakları savunucusu için de haftada iki kez karakola gitme ve seyahat yasağına uyma zorunluluğu getirilmiştir.

1 Ağustos 2017 tarihinde, İstanbul Sulh Ceza hakimliği Ali Gharavi, Peter Steudtner, Günal Kurşun, Veli Acu, Özlem Dalkıran ve İdil Eser’in serbest bırakılmasını reddetmiştir.

Ardından sırasıyla 18 Temmuz 2017 tarihinde Veli Acu ve Günal Kurşun, 31 Temmuz 2017 tarihinde İdil Eser, Özlem Dalkıran ve Nalan Erkem, ve 1 Ağustos 2017 tarihinde Ali Gharawi ile Peter Steudtner İstanbul’da bulunan Silivri Ceza İnfaz Kurumu’na nakledilmiştir.

16 Ekim 2017 tarihinde, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, daha önce 4 Ekim 2017 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından on insan hakları savunucusu aleyhinde hazırlanan iddianameyi kabul etmiştir. On insan hakları savunucusu, Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 314.2, 314.3, 220.6, 53.1 ve 58.9 ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu (TMK) Madde 3 ve 5 kapsamında “silahlı terör örgütüne yardım” ile suçlanmış ve haklarında 15 yıla kadar hapis cezası istenmiştir.

16 Ekim 2017 tarihinde, yukarıda bahsedilen ilk grup suçlamalara ek olarak TCK Madde 314.2, 314.3, 63.1 ve 53.1, ile 3713 sayılı TMK Madde 3 ve 5 kapsamında “silahlı terör örgütüne üyelik” ile suçlanan Taner Kılıç’ın dosyası bu iddianame ile birleştirilmiştir.

Konuyu ilk defa 8 Ekim 2017 tarihinde medyadan öğrenen insan hakları savunucuları ve avukatları iddianameye hemen ulaşamamıştır. İddianame, avukatlara 16 Ekim 2017 tarihinde verilmiştir.

25 Ekim 2017 tarihinde, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi; Veli Acu, İdil Eser, Özlem Dalkıran Günal Kurşun, Ali Gharawi, Peter Steudtner, Nalan Erkem ve İlknur Üstün’ün adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar vermiştir. Ancak mahkeme Özlem Dalkıran, Veli Acu, Nejat Taştan ve Şeyhmus Özbekli’ye seyahat yasağı getirmiştir. Ayrıca mahkeme Özlem Dalkıran ve Veli Acu için adli kontrol kararı vermiştir. Nejat Taştan ve Şeyhmus Özbekli hakkındaki adli kontrol 25 Ekim 2017 tarihinde kaldırmıştır.

26 Ekim 2017 tarihinde, İzmir’de bir mahkeme hakkındaki soruşturmanın devam etmesi nedeniyle Taner Kılıç’ın tutuklu yargılanmasına devam edilmesi kararı vermiştir.

31 Ocak 2018 tarihinde, İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi Taner Kılıç’ın seyahat yasağı şartı ile serbest bırakılmasına karar vermiştir. Ne var ki, mahkeme kararına savcının İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde itiraz etmesi üzerine 36. Ağır Ceza Mahkemesi Taner Kılıç hakkında yeni bir yakalama kararı almıştır. Süreç sonunda, Taner Kılıç 15 Ağustos 2018’de İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla serbest bırakılmıştır.

27 Kasım 2019 tarihinde, davanın onuncu duruşmasında, savcı İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nden Günal Kurşun, Veli Acu, Nejat Taştan, İdil Eser ve Özlem Dalkıran’a TCK Madde 220/7 ve 314/2 ile 3713 sayılı TMK Madde 5/1’e dayanarak “silahlı terör örgütüne yardım suçundan” ceza verilmesini talep etmiştir. Taner Kılıç’a ise, bunlara ek olarak, TCK 314/1 ve TMK Madde 5/1’e dayanarak “terör örgütüne üyelik” suçundan ceza verilmesi istenmiştir. Duruşmada avukatları, savcı mütalaasının suçlamaları gerekçelendirecek bir temelinin bulunmadığını ve terör örgütüne ait olduğu iddia edilen bir bankaya para yatırma, terör örgütleri ile bağlantılı oldukları iddia edilen kişilerle banka havaleleri yapma ve temasta olma benzeri olaylara dayandırıldığını belirtmişlerdir. Örneğin, söz konusu banka havalelerinden biri avukatlık ücretlerinin ödenmesi içindir. Avukatları ayrıca, iddianamenin hazırlanmasının ardından, savcı mütalaasında terör örgütleri ile bağlantılı oldukları iddia edilen kişilerin kendilerine yönelik bu suçlamalardan beraat etmiş olmaları benzeri Mahkeme’ye sunulan hiç bir delili dikkate alınmadığını vurgulamıştır. Öte yandan, Savcı Ali Gharawi, Peter Steudtner, Şeyhmus Özbekli, Nalan Erkem ve İlknur Üstün’ün beraatı yönünde tavsiyede bulunmuştur.

İstenen eylemler:

Lütfen aşağıdaki talepler doğrultusunda Türkiye yetkililerine yazınız

i. Taner Kılıç, Günal Kurşun, Veli Acu, Ali Gharawi, Peter Steudtner, Nejat Taştan, Şeyhmus
Özbekli, Özlem Dalkıran, İdil Eser, Nalan Erkem ve İlknur Üstün ile birlikte Türkiye’deki tüm insan hakları savunucularına karşı gerçekleştirilen adli tacizler dahil her türlü tacize son verilmesi;
ii. 9 Aralık 1998 tarihinde BM Genel Kurulu tarafından kabul edilen BM İnsan Hakları Savunucuları Bildirgesi’nin tüm hükümlerine ve özellikle Madde 1, 6(a), 9, 11 ve 12.2’ye uyulması;
iii. Türkiye tarafından kabul edilen uluslararası sözleşmeler ve uluslararası insan hakları standartları uyarınca insan hakları ve temel özgürlüklere saygının her koşulda sağlanması.

Adresler:

• Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Faks: +90 (312) 525 58 31. e-posta: contact@tccb.gov.tr
• Adalet Bakanı Abdülhamit Gül. e-posta: info@adalet.gov.tr. Faks: +90 (0312) 419 33 70
• İçişleri Bakanı Süleyman Soylu. e-posta: diab@icisleri.gov.tr; sti@icisleri.gov.tr
• Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği Daimi Temsilciliği, Brüksel, Belçika. Faks: + 32 2 511 04 50. e-posta: info@turkdeleg.org; tr- delegation.eu@mfa.gov.tr
• Büyükelçi Sadık Arslan, BM Cenevre Ofisi nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliği, İsviçre. E-posta: turkey.unog@mfa.gov.tr

Lütfen ülkenizdeki Türkiye büyükelçiliği ya da diplomatik misyonlarına da yazınız.

***
Paris-Cenevre, 6 Temmuz 2020

Yanıtınızda atılan adımlar hakkında bu başvurunun kodunu belirterek bizi bilgilendirmenizi rica ederiz.

İnsan Hakları Savunucularının Korunması için Gözlemevi (Gözlemevi) 1997’de Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) ve Dünya İşkenceyle Müdahale Örgütü (OMCT) tarafından kurulmuştur. Bu programın amacı, insan hakları savunucularına karşı baskıyı engellemek veya bu durumlara çözüm üretmek üzere müdahale etmektir. FIDH ve OMCT, uluslararası sivil toplum tarafından hayata geçirilen bir Avrupa Birliği İnsan Hakları Savunucuları Mekanizması olan ProtectDefenders.eu üyesidir.

Gözlemevi ile irtibata geçmek için acil durum hattını arayınız:
◦ E-posta: Appeals@fidh-omct.org
◦ FIDH Telefon ve faksı: + 33 1 43 55 25 18 / +33 1 43 55 18 80
◦ OMCT Telefon ve faksı: + 41 22 809 49 39 / + 41 22 809 49 29

Read more
appelobs