Gezi Parkı Davasında hak savunucuları beraat etti - Osman Kavala yeni suçlamalarla karşı karşıya

05/03/2020
Statement
en tr

Cenevre-Paris, 27 Şubat 2020 - İnsan Hakları Savunucularının Korunması için Gözlemevi (OMCT-FIDH), insan hakları savunucusu Osman Kavala’nın “Gezi Parkı Davasında” beraat etmesinin ardından Türk yetkililerinin açıkça keyfi tutukluluğu uzatma çabası ile birkaç saat içinde Kavala hakkında yeni bir suç isnadında bulunmasını kınamaktadır.

18 Şubat 2020’de, Gezi Parkı Davasının son duruşmasında İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık olarak yargılanan Osman Kavala, Mücella Yapıcı, Yiğit Aksakoğlu, Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi’den oluşan dokuz insan hakları savunucusunun beraatine karar vermiştir. Türkiye dışında ikamet eden ve aynı dosyada yargılanmakta olan diğer yedi insan hakları savunucusunun dosyası ayrılmıştır.

18 Şubat 2020’de, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Silivri Cezaevi’nden tahliyesi öncesinde Osman Kavala hakkında 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişimi kapsamında “anayasal düzeni bozmaya teşebbüs” suçlamasıyla yeni bir gözaltı kararı vermiştir. 20 Şubat 2020 gece yarısı İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği söz konusu suçlamalara dayanarak Kavala’nın tutukluluğuna karar vermiş ve Kavala’nın keyfi tutukluluğu böylece devam etmiştir.

İnsan hakları aktivisti, iş insanı ve aynı zamanda Anadolu Kültür Vakfı’nın kurucusu ve başkanı olan Osman Kavala 18 Ekim 2017’den bu yana keyfi olarak özgürlüğünden mahrum bırakılmaktadır.

10 Aralık 2019 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) “Gezi Davası” kapsamında Kavala’nın tutukluluğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. ve 18. maddelerini[1] ihlal ettiğine karar vererek bir an önce tahliyesini talep etmiştir. Ancak AİHM kararı bugüne kadar uygulanmamıştır.

Türkiye’de insan hakları savunucularının kriminalize edilmesi 2016’daki darbe girişiminden bu yana sürekli bir nitelik kazanmıştır ve adli taciz her türlü muhalefeti ve özellikle de insan hakları aktivistleri ile siyasetçileri bastırmak için yaygın olarak kullanılmaktadır.

Gözlemevi, yeni suçlamalara dayanarak Kavala’nın tekrar tutuklanmasını şiddetle kınamakta ve Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri tarafından da belirtildiği üzere[2] yeni suçlamalar yoluyla tahliyesinin engellenmesinin kötü muamele teşkil ettiğine inanmaktadır. Gerçekten de Osman Kavala’nın kişisel olarak hedef alınmış olması ve kendisine yöneltilen suçlamalar Türkiye’de yargı bağımsızlığının temelden sarsıldığına işaret etmektedir. Uygulanmakta olan yargı reform paketi ise bu soruna kalıcı bir çözüm getirmekten uzaktır.

Gözlemevi Türk yetkililerine Osman Kavala’yı bir an önce tahliye etmeleri, hakkındaki suçlamaları düşürmeleri ve Kavala’nın hak ve özgürlüklerini tam anlamıyla teminat altına almaları için çağrıda bulunmaktadır.

İnsan Hakları Savunucularının Korunması için Gözlemevi (Gözlemevi) 1997’de Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) ve Dünya İşkenceyle Müdahale Örgütü (OMCT) tarafından kurulmuştur. Bu programın amacı, insan hakları savunucularına karşı baskıyı engellemek veya bu durumlara çözüm üretmek üzere müdahale etmektir. FIDH ve OMCT, uluslararası sivil toplum tarafından hayata geçirilen bir Avrupa Birliği İnsan Hakları Savunucuları Mekanizması olan ProtectDefenders.eu üyesidir.

[1] AİHS Madde 5 § 1 tutukluluğun hukuka uygun olması ve makul şüpheye dayanması gerektiğini belirtirken Madde 18 haklara getirilecek sınırlamaların öngörüldükleri amaçlar dışında uygulanmasını yasaklar.
[2] https://www.coe.int/en/web/commissioner/-/the-reaction-of-the-council-of-europe-commissioner-for-human-rights-to-the-re-arrest-of-osman-kavala

Read more
statement